Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

10 Haziran 2012

Ünlülerin Evleri

Ünlüler... Sanatçılar, aktristler, aktörler, şarkıcılar...
Gözümüzün önündeler, hayatımızın içindeler. Nerede ne yaptıklarını biliyoruz aşağı yukarı. Kendi rızalarıyla artık evlerinin içine de girer olduk.

MTV kanalında izlerdim, yabancıların evlerini gösterirdi. Programın adı da "Cribs"  idi.
Kulübe yani:-) Nasıl bir ironi olduğunu izleyince anlıyorsunuz.
Evlerinde sinema salonlarından tutun, basketbol sahasına, kendilerine ait ormandan göle, kapıda 4-5 tane milyon dolarlık arabalara kadar her şey var. Zaten ev demek az, saray, şato, malikane daha doğru:-)

Bizimkiler daha mütevazi kalıyor. Tamam havuzlu triplex evler, kocaman salonlar, odalar, yemyeşil bahçe falan ama onlarınki bir başka görkemli...
Birkaç örnek göstereyim, sonra bizimkilere geçeyim..

                                                                   Brad Pitt


Enrique Iglesias



                                                                  Celine Dion






                                                              Christina Aguilera










                                                                George Clooney





                                                             Jennifer Aniston




                                                            Sarah Jessica Parker





                                                              Ajda Pekkan






 Berna Laçin




Ceyda Düvenci




                                                           Demet-İbrahim Kutluay







                                                              Dolunay Soysert





Ebru Akel



                                                           Gülben Ergen



                                                               Sertap Erener





                                                                 İclal Aydın




Seyfi Dursunoğlu (Huysuz Virjin)




Ebru Cündübeyoğlu






05 Haziran 2012

Yaza Hastayım:-)


(Hastalık ve yaz aynı başlıkta olunca böyle oldu: Yaza Hastayım:-) )

Yaza bayılıyorum gerçekten. Dışarıya sadece bir tişörtle çıkmak, atkı, eldiven, şapka, kaban, hırka, ve çoraplardan kurtulmuş olmak harika.
İnceliyoruz, hafifliyoruz yazın. Ağırlıklarımızdan kurtuluyoruz.
Hele bir de kokusu var ki havanın, evin içine doluyor.
Rüzgar ağaçların, çimenlerin, çiçeklerin kokusunu üflüyor içeri içeri...

Baharın tazeliğini, hafif serinliğini daha çok seviyorum ama yine de temkinli olmak gerekiyor baharda. İlle sırtımıza bir şey alıp çıkıyoruz. Hava ne sıcak, ne soğuk.
Zaten karlı, soğuk, zorlu bir kıştan çıktık. Artık serin havaya tahammül kalmadı. Yağmurlar, hala ceketten, çizmeden kurtulamamalar yavaş yavaş daraltmaya başlamıştı herkesi.

Yaz ayına girdik artık. Hazirandayız.
Güneş, sıcak, tatil geldi sonunda.

Ve fakat tadına varamıyorum tatlı yazın..
Çünkü yazı öksürükle tıksırıkla karşıladım maalesef.
Kimi duysam hasta, herkes grip, dökülüyoruz.

4 gün önce boğazıma koca koca iltihaplar gelip oturmuştu.
Antibiyotikle zorla da olsa gönderdik.
Arada ateş ve öksürük geldi. Hadi onlar da hafifledi derken ve bu sabah daha iyi olmayı umarken boğazım yangın yeri gibi uyandım!
Tabii artık doktora gideyim bir zahmet dedim. (Cumartesi günü hastalandığım için gitmemiştim, evde antibiyotik vardı onu kullanmıştım.)
Doktor muayene etti.
Antibiyotiğe gerek yok, dedi. Soğuk algınlığı hapı verdi gönderdi.

Benim aklım bir türlü almıyor bu işi.
Şimdi, sinüslerim dolu, göğüs dolu, iltihaplı hem de.
Hafif bir burun akıntısı, boğaz ağrısı değil yani.
Antibiyotiksiz nasıl geçecek ki? Gerçi antibiyotiğe rağmen geçmedi o da ayrı mesele.
Viral enfeksiyon olduğu için geçmezmiş, dedi doktor.
İlk başta gitmiş olsaydım o da kesin antibiyotik verirdi o koca koca iltihaplar gözle görülür haldeydi yani..
Şimdiki sadece boğazda kızarıklık ve ağrı.
O yüzden antibiyotik önermedi sanırım.

Soğuk algınlığında herkesten daha fazla endişeleniyorum çünkü astım da tetikleniyor.
Göğüse iltihap inince, zaten nazende olan bronşlar bir de iltihapla doluyor ve nefes almam iyice zorlaşıyor.
Kaç kere acile taşınıp serumlar, oksijenler almak zorunda kaldım.
Hele ki düzenli kullanmam gereken astım ilacımı da ihmal etmişsem evlere şenlik oluyorum.
Tam bir tıknefes.
Bu yüzden kafam karışıyor.
Antibiyotiksiz göğsümdeki iltihap nasıl gidecek? Sinüslerim kendi kendine mi kuruyacak?
Doktor bu ne?? :-))

Neyse, biraz daha iyi hissediyorum galiba ki yazabildim bu kadar..
Ama başım dönüyor hafiften.. Gidip dinlensem fena olmayacak.
Bol sıvı, çorba falan..
İlaçlara, vitaminlere, bitkisel desteklere devam.
İyi olacağım inşallah...

Hasta olan herkese şifa dilerim.
Bana da çok geçmiş olsun:-)











04 Haziran 2012

Çocuk Odaları



Eskiden çocuk odası mı vardı? Kaç kardeş aynı odada yatardık.
Şimdi çocuk olmak vardı... Aslında düşününce eskinin çocuklarından olduğum için şanslı hissettim kendimi:-)
Tabii küçükken kendi odam olsaydı iyiydi:-)

Küçük alanları nasıl değerlendirebileceğiniz hakkında fikirler verecek fotoğraflar..
Umarım işinize yarar...











































Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...