20 Aralık 2012

"Kıyametin Gelsin"




Sezen Aksu şarkısı.
Yoksa ben kimseye demedim, kimseden de duymadım. Diyemem de..
Kıyamet söylentileri çıktığından beri bu şarkı aklıma gelip dolanıveriyor dilime. Neyse ki eğlenceli, sözleri komik ama işte sonuçta kıyamete işaret ediyor:-)

Allah Allah, gülüyoruz ağlanacak halimize...
Kıyamet hakkında sadece astrologlar, bilim adamları ve  din alimleri ciddi ama halk arasında kıyametin dalga boyuna geçildi bile:-)

Size ne maya takviminden, ne Marduk gezegeninden ne de foton kuşağından falan söz etmeyeceğim. Zaten hepiniz tıka basa dolduruldunuz bu bilgilerle.
Uzun zamandır yazılı ve görsel basında malzeme sıkıntısı yok. Tüm televizyon kanalları, radyolar, gazeteler, dergiler 21 Aralıktan söz ediyorlar. Hatta geri sayım bile başlatmışlar! :-)

Yarınla ilgili hiçbir haberi başından sonuna kadar izlemedim, okumadım. Biliyorum etkileneceğim, takacağım.
Ben her şeyi bilen falcılara da gitmem ki memleket aşırı gelir insanlar, sırf geleceği bire bir söylüyor diye.
Yahu biliyorsa daha fena!
Hayat sürprizlerle dolu. Bilmediğimiz için güzel, bilmediğimiz için dayanılır.
İyisini bilince sürprizi kaçacak.
Kötüsünü beklerken fena olacağız.
Ben bilmek istemem.Tetikte beklerim, aklımdan çıkmaz, ona göre yaşamaya başlarım falan.
Bilmemek iyidir iyi...

İşte bu kıyamet senaryolarını da bileyim istemedim ama ne kadar kaçabildim ki?
Yarının mimlendiğini biliyorum en azından.
Herkes başka kafada. Hangisine inanmalı, hiçbirine inanmamalı mı?
Ya tamam, ya devam.
Tamam olacağımıza bir süreliğine kendimi inandırmak suretiyle, dün gecenin köründe bir tabak peynirli makarna yedim:-)
İçimde kalmasın.
Devamsa da artık yanıma kar kalır kaloriler, ne yapayım:-)
Hem havalar soğudu, sıcak tutar:-)

Aslında çoğumuzun kıyameti gelmedi mi zaten? Küçüklü büyüklü kıyametler yaşamadık mı? Ateşlerde yanmadık mı? Dünyamız kararmadı mı?
İnsanlıktan çıkmış dünyayı istila eden bir sürü mahlukat var. Onların her biri kıyamet, kime dokunuyorlarsa yakmıyorlar mı?

Artık nereye kadar, bunun son noktası nedir, diye şaşırdığımız onca şey var. Artık bunu da yapamazlar, dediğimiz...
Dünyanın sonu geldi, demiyor muyuz?

Bilmiyorum yaşamak bitiyor mu ama..
Bitecekse de hepimiz birden gideceğiz. Kimse kimse için üzülmeyecek.
Kötünün iyisi:-)
Bir de kıyamet gelecekse her yere gelecek.
Tüm kara parçalarına, Şirince dahil:-) (*)

Yarın hiçbir şey olmayacak diyenlere derinden, gönülden, beyinden inanmak istiyorum..
Olabilir diyenlere de kulağımı tıkayıp la la la la la laaaaa diyorum:-)

(*) Cemal Süreya'nın Üvercinka şiirine atıf










11 Aralık 2012

Kahve Yemen'den gelir

 
Osmanlı zamanında kahvecinin biri, ekonomik sebeplerden dolayı fiyatını değiştirmediği kahve fiyatını yükseltmek için bir kağıda yazı yazar, akşam dükkanı kapatınca kapıya asar gider.
Yazı şöyledir:
"Kahve Yemen'den  gelir yolları ırak.
Beş para yetmiyor, on para bırak."
 
Sabah korka korka  ve müşterilerinin tepkisini merakla dükkana gelir ve yazının altında bir cevap bulur:
"Kahve Yemen'den gelir yolları sapa.
Beş para yetmiyorsa dükkanı kapa."
 
İflas edinceye kadar kahveyi beş paradan satmaya devam eder kahveci:-)
 
Yemen ırak, yolları sapa, kahve Ankara'dan geliyor artık:-)
OZE Kahve'den. Ben yeni tanıştım ama onlar Ankara'da 2006'dan beri kahve üretiyorlar. Birçok otel, cafe ve restoranlarda OZE kahve'nin ürünleri kullanılıyormuş.
Sektörde bilinen, tanınan ve güvenilir bir marka.
Şehir dışına da satışa yapıyorlar.
 


 
Ürün yelpazesi oldukça çeşitli.
Kahve dışında sıcak-soğuk içecekle ilgili birçok ekipman ve ürün de satışta. Cezveden profesyonel kahve makinalarına, şuruplardan çikolata soslarına kadar her şey var. Oldukça baştan çıkarıcı:-)
 
 
Kahve dışında her türlü sıcak içecek de temin edebilirsiniz. Meyve  ve bitki çayları çayları, sahlep, sıcak çikolata, kahve sosları.. Yok yok...
Ürünleri kaliteli, hizmetleri profesyonel.
 
Meyve  ve bitki çayları harika. Sahlebi iç ısıtıyor, tadı nefis.
Kahve ve hindistan cevizi şurubu olay:-)
Bütün ürünlerinde kaliteyi tadabiliyorsunuz.
 
 
 
Yılbaşında ne hediye alacağım diye düşünüyorsunuz ya kara kara..
OZE Kahve'nin sitesini inceleyin. 
Mutlaka ona sizi hatırlatacak bir hediye bulacaksınız.
Sipariş, ödeme ve ulaşım kolaylığıyla.
 
Hediye işinizi de çözdüm ya, güzel bir Türk kahvesi ikram edersiniz artık:-)
 
 
 
 
 
 
 

08 Aralık 2012

GNLEV / SİTE




Bir tiyatro topluluğunun adı bu.
Buraya düşenler şanslı:-)
Gnlev'in patronu Turgay Doğan. Tiyatro yazarı, yönetmeni, oyuncusu.
Sıradışı, kafası bi dünya, genç, yakışıklı, başarılı, söyleyecek sözü olan delinin teki.

Son oyununun adı.Site
Alternatif, alıştığımız tiyatro metinlerinin yanından bile geçmeyen, tek perdelik bir oyun.
Gidip izlediğinizde, yönetmenin sıradan ve aklı başında bir fani olmadığını siz de anlayacaksınız ve hem oyunu hem o bi dünya kafasının içindekileri seveceksiniz eminim..
Tabii sizi aynalayacağını düşünüyorsanız:-)

Oyunun galası yapıldı.  Beyoğlu Maya sahnesinde.
Salona girip yerlerinize otururken başlıyor oyun. İlk başta müzik sizi yakalıyor yakanızdan.
Oyun başladığında da oyunculuklar.
Birbirinden yetenekli beş oyuncu en yüksek performanslarıyla sizi sahneye kilitliyorlar.
Beş oyuncunun da derdi ayrı.
Güncel, olağan, bildiğimiz, gördüğümüz ve belki yaşadığımız ama ama kulak arkası ettiğimiz sorunları resmediyorlar.
Çözülüyor mu sorunlar bu oyunla? Hayır ama altı çiziliyor kocaman, siyah kalın uçlu bir kalemle.

"İnandığımız masallar"  anlatılanlar.
Şehirden kaçanların saklanarak huzur bulacaklarına inandıkları, güvenlikli duvarların arkasında yemyeşil, havuzlu modern sitede dolaşacaksınız oyun boyunca.
Yirmidört saat izlenen kameralardan, içinde yaşanan beş sıradan hayatın arka bahçesini göreceksiniz. Düzenin düzensizliğini parlatacaklar elbirliğiyle.

Demek istediklerimi tek perdeyle anlatacak bu beş kişi.
Yönetmenini gururlandıracak bir performansla.

Yazan ve yöneten Turgay Doğan'ı; hayranlık uyandıran oyunculuklarıyla Dicle Alkan, Ayşın Yeşim Çapanoğlu, Deniz Elmas, Emre Karaoğlu, Emre Taştekin'i, müzikleri yapan Men With A Plan'i ve oyuna eli, emeği değen herkesi tebrik ederim.
Oyunun şansı ve izleyeni bol; yolu uzun ve açık olsun.

Nereye gidelim, ne izleyelim de "iyi ki izledik" diyelim diyorsanız:
Bileti buradan alıyorsunuz
Tarihler: 8-13 Aralık 2012, 20:00
23 Aralık 2012, 18:00
Yer: Beyoğlu Halep Pasajı Maya Sahnesi




22 Kasım 2012

Fotoğraf


Blog yazarı metin sayfasına gelir, yazacak bir şey bulamaz.
Çünkü uzun süredir okumamaktadır, ne gazete ne de kitap. Yazmamaktadır tek satır.
Durmuştur, kalmıştır.

Yazmayı çok sevmesine rağmen, nedense bir rehavet çökmüş, sadece fotoğraf çekmekte ve yayınlamaktadır.
Uzun zamandır İstanbul ona poz vermekte, o da zevkle, poz poz çekmektedir.

Tamam, tüm bunlar onu çok mutlu eder ama yazmayı da özlemiştir.
Özlemiştir ama bakınız, yine de iki satır yazmadan birkaç fotoğraf yayınlayıp kaçacak gibi durmaktadır...

Nöbetçiler!
Yakalayın! :-)










































































Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...