21 Eylül 2009

Para, para, para...



Çocukluğumdan aklımda kalan bir şarkı var..
Plağı vardı evimizde.
"Para, para, para
Varlığı bir dert, yokluğu yara"
Dilime dolandı şarkı.
Kimin olduğunu bilmiyorum, sözlerini arattım, film müziğiymiş.
Sözleri yazının sonunda.

Az önce televizyonda bir halk röportajı izledim..
Mendil satarak oğlunu okutmaya çalışan bir anneyle konuşuldu.
Paranın önemi nedir diye sordular..
Para önemli değil ama lazım, dedi.
Özet de bu zaten galiba.

Paraya yüklenen anlamla, mutluluk ya da mutsuzluk eş değerde.
Evet parasız olmaz.
Hatta samanlık falan da seyran olamıyor artık.
Ama parayla da olmuyor bazen...

Yine röportajda söylendi; adamın biri çok zenginmiş, kime yaklaşsa parasının derdine düşüyorlarmış, para istiyorlarmış.
Adam sonunda terkedip gitmiş ülkeyi.
Tanınmadığı, zengin olduğunun bilinmediği bir yerde yaşamaya başlamış.
Ne fena değil mi?
Gerçekten sevilip, istendiğinden bile emin olamayabilirsin.
Param için mi, yoksa benim için mi burada?

Ben hep söylerim, hesabını bilemeyeceğim kadar param olsun istemem.
İsteyeceğim bir şeyler olsun.
Bekleyeceğim, hayal edeceğim, alınca heyecan duyacağım.
Mutlu edebilecek minik tefek şeylerim olsun hayatımda.

Para çoksa, sahip olabileceklerim de sınırsız demektir ve sınırsızlık kaybolmaktır bence.
Dipsizliktir.
Karanlıktır sonunda...

Çocuklar için de öyle..
Mtv kanalında Sweet 16 diye bir program var.
16 yaşına giren gençlere büyük partiler yapılıyor.
Çocuğun hayran olduğu şarkıcılar davet ediliyor, çocuğa süpriz tabii.
Partide giymesi için çooook pahalı elbiseler alınıyor.
Genelde de yine çoook pahalı bir araba hediye olarak hazırlanıyor.

Çocuklara bakıyorum.
Çoğu fena halde şımarık.
İstedikleri olmuyorsa ya da aksilik çıkıyorsa parti planında, dünyayı anne babalarının başına yıkıyorlar...
Küfürler havada uçuşuyor, yol ortasında, mağazalarda ağlamalar, bağrınmalar, senden nefret ediyorum'lar.
Müthiş bir bozulmuşluk, yanında mutsuzluk, tatminsizlik...
Paraya endeksli ruh halleri...

Olmasın, bu kadar çok olmasın param.
Sınırsız sorumsuz, düşünmeden harcamayayım.

Olsun ama param..
Olmadan olmaz..
Makul ölçülerde harcayabileceğim kadar..
Yaşamaya yetecek kadar.
Hani amaç değil de araç olsun diye.

Ha, ama son zamanlarda biraz daha fazla olmasında sakınca görmediğimi düşünüyorum :-)
Aklıma koydum.
Kimin hayalinde ne varsa onu gerçek yapayım istiyorum.
Araba mı istiyor araba, ev mi, ev.
Bisikletse bisiklet.
Seyahat mi? Hay hay.
Borçlarını temizleyeyim mesela.

Tabii bu durumda sanırım zengin olmam gerekiyor:-)
Olayım zararı yok.
Tüm bunları yaptıktan sonra nasılsa param kalmayacak.
Hayallerinin artık hayal olmadığını gördüğüm insanların mutluluklarıyla geçinirim ben :-)

Birini mutlu etmekten geçiyor mutluluğun yolu.

Para isteyenlere para,
Hayallerinin gerçek olmasını isteyenlere, benim zengin olmamı dilemelerini söyler, mutlu bayramlar dilerim :-)

Girişte bahsettiğim şarkının sözleri..

Ggariptir insanoğlu neler yaratmış
Yarattığı her bugün
Dünü aratmış
Aklı ile her şeyin sırrını bulmuş
Kendi yarattığı putun kölesi olmuş

Para para para
İlle de para para para
Varlığı bir dert
Yokluğu yara

Çerçeveletir kimi asar duvara
Kimi onu bulunca dosdoğru bara
Kimi sıkar elinde
Çıkarır suyunu
Kiminin değiştirir güzel huyunu

Para para paraaa
İlle de para para para
Varlığı bir dert
Yokluğu yara

Üç şey demiş napolyon
Para para para!
İnsanlar öldürülür onun uğruna
Servetin ulaşsa da yüz milyonlara
Kefeninin cebine sığmaz
Bir tek lira

Para para para
İlli de para para para
Varlığı bir dert
Yokluğu yara

Unutmayın herşeyi yaratan biziz
Matbaada parayı basan ellerimiz
Sanmayın onun hükmü değişmez yasa
Para neye yarardı eller çalışmasa

Para para paraaaa
Parra da para parraaaa
Varlığı bir dert yokluğu yara

Para para para para para
Yokluğu başka dert fazlası bela
Para para paraaaa
İlle de para para para
Gömeceğim seni bir gün mezara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...