Okuduğum kitaplardan bahsedeceğim biraz. Biri bana kitap önerdiğinde mutlaka kapağını açıp şöyle bir iki sayfa okumalıyım. Tamam, öneren kişi bayılmış ama bakalım ben okuyabilecek miyim? Tarzım mı? Dili, anlatımı nasıl? Akıyor mu?
Beşiktaş'taki Kabalcı Kitapevi'nin bir kafesi vardır üst katta. Kitap alacağım zaman giderim oraya, aklımdaki ya da listemdeki kitapları toplarım raflardan, bir kucak dolusu kitapla geçerim bir masaya. Elma çayımı da isterim. Oturur tek tek incelerim. Birkaç sayfa okurum. Okuyabileceğime inandıklarımı koyarım kenara.
Size önereceğim kitaplar benim sevdiklerim, okurken mutlu olduklarım, herkeslere tavsiye ettiklerim.
Siz sever misiniz bilmem... Paylaşmak isterim sadece.
Tabii ki bir dolu kitap var okuduğum, buraya almadığım. İz bırakanlar, yer edenler, aklımda kalanlar burada olacak kapak fotoğraflarıyla.
En son Emrah Serbes okudum. Erken Kaybedenler.
Bir kafede arkadaşımı beklerken okuyordum, kahkayla güldüğümü farkettim birden ki öyle kolay kolay her şeye gülebilen biri değilimdir.. Küçük çocukların dilinden anlatılan kitaplar beni benden alıyor... Masumiyet, çocukça algı, mizah... Evet, bu kitapta kesinlikle mizah var. Öneriyorum hararetle. Siz de benim gibi yapın, bir kitapçıda açıp iki satır okuyuverin. Seveceksiniz.
Bu da çocuk diliyle anlatılmış. Aslında delikanlı diyelim... Öyle bir anlatım dili var ki anlatılmaz. Altını çizerek okuduğum, en sevdiğim kitaplardan biri. Bunda mizah yok, dram var ama derin.. Çok derin..
"Uyuyamadım, ağrılarım arttı, fakat ruhi azabıma nispetle çok asil, sade ve saf olan et ıstırabımı o gece sevdim."
Umarım okur, benim kadar seversiniz...
Ah Cemal'im Süreya'm. Bana şiir sevdiren adam. Buraya sığdıramam onu. Yazmıştım uzun uzun.. Keşke bana da aşık olsaydı demiştim...
Doğum sancılarını çekerken yanında olduğum, heyecanını birlikte yaşadığım, adıma imzaladığı kitabını aldığımda onun kadar mutlu olduğum kıymetli bir arkadaşımın kitabı.
Harika bir kurgusu var. Onca karakteri yaratmak, kimliklendirmek, hayat vermek, kaderlerini yazmak, her birini başka yerde konumlandırıp sonra bir araya getirmek, o örgüyü takip etmek vs. çok özel bir yetenek bana göre. Saygı ve hayranlık duyuyorum arkadaşıma ve bunu başarabilen herkese.
Kendi dilinden kitabı..."Anamız, avradımız, yarimiz ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen..." diye anlatır Nazım kadınlarımızı. Haksızlığa karşı bir başkaldırı... Güçsüzlük ve çaresizlik... Sonun da; kaçış... Mustafa'nın gidişi, Makbule'nin zırra oluşu, Sekioğlu ailesinde peşpeşe felaketler... Makbule henüz onüçünde, üçüncü eş olarak kırk yaşındaki ağanın oğluna verilirken bedel birkaç koyun...
Bir "can" kurban verip, yerine onlarca kurban almak... Böylesi bir çarpık alışveriş..."
web sitesi: www.numanyadinoglu.com
Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş.
İki kitabı da öneriyorum hararetle.
Dikkat vererek okunacak bir kitap. Karakterleri, kurguyu takip etmek ilk başta zor ama hikaye öyle bir içine hapsediyor ki sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz.
Kadın olarak Latife ve Fikriye'yi anladığım, üzüldüğüm, Atatürk'ü izliyor gibi okuduğum anlatımı akıcı, etkilendiğim kitaplardan biri.
Okuduktan sonra hakkında yazdığım kitaplardan biri: Yazdığım günden beri en çok okunanların başında duruyor.
Çocukluğunu ve o zamanın İstanbul'unu anlattığı biyografik kitabı. Çocuk gözüyle anlatılmış, içim gitti okurken yine.. "Böyle Gelmiş Böyle Gitmez I" bu serinin ilki. Bu ikincisi. İki kitap da Aziz Nesin sevenlerin okuması gereken kitaplardan..
Bu kitap da başka bir arkadaşımın. Samsun Asfaltı- Demet Eşrefoğlu Vardar.
Dağıtım aşamasında çok heyecan duymuştum:-) Gururlanıyorum bir de. Bu güzel hikayeler, birbirinden renkli, sıcak karakterler benim arkadaşımın elinden çıktı, sahibi o, demek mutlu ediyor:-)
Az, kolay okunabilen bir kitap değil. Aslında dili akıcı denebilir ama sert.
Başka bir şey demem. Bunu da ayak üstü bir inceleyin. Sıradışı. İlginç gelecektir.Bana biraz ağır geldi hikayenin dozu. Diğer kitaplarını okuyamadım bu yüzden ama siz belki seversiniz kim bilir?
Ayşe Kulin okumayı çok seviyorum.. Yukarıdaki kitaplar kendi yaşam öyküsü.. Müthiş güzel bir dille anlatılmış.. Sıkılmadan arka arkaya okuyabileceğiniz dört kitap..



Bundan sonrakiler Kişisel Gelişim kitapları olacak. Bu konudaki düşündüklerimi de buraya yazmıştım.
Bu kitabı edinmenizi öneririm. Hayatımızdaki herkese; eşinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza, patronunuza haklıyken kendinizi nasıl doğru ifade edebilirsiniz, nasıl doğru iletişim kurup, anlaşılabilirsiniz muammasının altın anahtarını veriyor diyebilirim:-) Bu kitabı bana sevdiğim okuyucularımdan biri önermişti. İyi ki diyor, teşekkür ediyorum bir kere daha:-)
ilişkide olduğunuz insanlar hangi dili konuşuyor? Test edip onaylayabiliyorsunuz bu kitapla ve daha sağlıklı bir hale gelebiliyor ilişkiniz. Bu kitaba da bir şans vermenizi öneririm.
Erdal Demirkıran enteresan bir adam. Hatta rahatlıkla deli diyebiliriz kendisine. Bu kitabının yanında bağır taşı var biliyor musunuz? Küçük siyah bir taş. Bağrımıza basacağız giden sevgilinin ardından:-p:-)
Deli seviyorum ben! :-) Bu kitabını okuduktan sonra başka ne yazmış diye bakındım. Aşağıdaki iki kitabını da okudum. Hakkında araştırma yapıp videolarını izlemenizi öneririm. Gerçekten çok doğru tespitleri, farklı bir bakış açısı olan eğlenceli biri:-) Kitap isimlerinden anladığımız üzere:-)


Aykut Oğut'un iki kitabı var. İkisini de okudum altını çize çize. Öneririm. Anlatım dilini seveceksiniz..
Kitap kurtlarının iyi vakit geçireceğine inandığım iki site adresiyle kapanışı yapıyorum:-)


















































































