19 Nisan 2012

İlişkilere Kaç Puanla Başlarsınız?



100 mü?
0 mı?

En baştan hatasız varsayıp zamanla yaptığı hatalarla sıfırlayanlardan mısınız?
Kendinizi güvende hissetmek için şüpheyle yaklaşıp, onun kendisini size sıfırdan inşa etmesini izlemek isteyenlerden mi?

Sanırım ben 100 ile başlıyorum. Bana göre herkes iyi . Öyle olmalarını istiyorum çünkü. Bazen saflık derecesinde buna inanıyorum.
Böylesi iyi hissettiriyor.

Sahip olduğu değerlerin en azından bir kısmı beni aynalıyorsa, güler yüzlüyse, içi dışı bir ve tertemizse, vicdanlıysa bonkörce 100 puanımı vererek başlıyorum işe.
Sabırlıyım. Fazlaca.
Zaman içinde benden farklı olduğunu görsem de, farklılıklar zenginleştirir, diyerek devam ediyorum.
Bana zarar vermeme noktasındaysa o farklılığı, ilişki başladığı gibi gidiyor.
Ama ne zamanki bir sebepten değersiz hissettiriliyorum, incitiliyorum, kalbim kırılıyor, işte o zaman geri sayım başlıyor.
Bitişe doğru gelirken beni onunla tutan değerlerle bir süre daha oyalanabiliyorum.
O'su iyi, bu'su şöyle, şunu da yapmıştı, bu kadar da iyidir vs. diye.
Ama artı-eksi dengesi kendiliğinden kurulup eksi ağır basmaya başlayınca iş benden çıkıyor.
İlişkiyi geri geri adımlamaya başlıyorum.

Zamanı  geliyor, ibre dibe vuruyor.
Bitiş.
İşin kötüsü, ne paylaşmış olursam paylaşayım, bitti mi bitiyor.
Hani hatırı bile kalmıyor.
Zaman içinde çok fazla sabrettiğimden, belki hatırına kaldığımdan onca zaman.

Benim için herkes iyi.
Güler yüze, tatlı söze kananlardanım.
Gözümle görmeden, ben bilmeden kimsenin kötü dediğine de inanmam üstelik. Sevecek, tutunacak birkaç iyilik görmüşsem hele.

Herkesin tanıdığı ve geçimi zor dediği biri, yanımda bir telefon görüşmesi yapmıştı.
Telefondakinin bir yakını hastaydı ve ona; "Arabam emrine amadedir. Ne zaman ihtiyacın olursa araman yeter" demişti.
Bu sözleri duymak bana yetmişti.
100 puan.
Bunu söyleyebilen biri ne kadar kötü olabilir ki? Geçimi zordur eyvallah ama elbet onun da konuştuğu bir dil vardır değil mi?
O dili konuştum uzun yıllar.
Zaman geldi.
Bitti.
Sıfırlanmadı ama yarılandı en azından. Bazen yarısında gitmek gerekiyor.

Karşısında tüm eksikliklerimle, hatalarımla, zayıflıklarımda durabildiğim biri.
Yargılamayan, anlayan, olduğum gibi seven.
100 puan.
Zaman geliyor. Öyle bir şey oluyor ki...
O oluşunun hatrına affetmeye çabalıyorum. Ama olmuyor.
Kabul edilir değil durum. Unutup devam edecek gibi değil.
Bitiyor.
Arkama bile bakmadan üstelik. Paylaşılan onca yıla rağmen.
Arada özlüyor olsam da, neden uzak olduğumuzu hatırlıyorum.
Geri dönmemek gerektiği düşüyor içime.

Sabrım var iyi olan herkese.
Beni ben gibi hissettirdikleri sürece.
Onlarda kendimi görmeme izin verdikleri sürece.

Kimseden gitmek istemem.
Kimseyi silmek istemem, sanki hiç olmadılar gibi hissetmek de.
Ama bu böyle.

Yanımdaki, hayatımdaki....
Benden sana hayatının sonuna kadar zarar gelmez.
Bu böyle biline.
Bilerek, planlayarak, isteyerek seni incitecek tek bir şey gelmez elimden.
Bilmem, beceremem...
Hele bana dönük yüzün aydınlıksa, için tertemizse, sana sevindiğim kadar bana seviniyorsan ve ikimize yetecek kadar sevgin varsa; yargısız, hesapsız, kitapsız, saf...
Ama içini karartırsan, ya da zaten karanlık içini bana aydınlık göstermişsen, kendini bana iyi zannettirmişsen, kandırılmışlık duygusuyla baş edemem bilesin.
Kimse edemez. Ben de.

Ve ne zaman ki aynamı buğulandırırsan ve kendimi sende göremez hale gelirsem, bendeki seni azaltırsan, sendeki beni artık sevmiyorsam ve seni düşündüğümde gölgeleniyorsa yüzüm…
"Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz."

Oysa ben istiyorum ben var oldukça hayatımda olun, hayatınızda olayım.
İsterdim; artık hayatımda olmayanlarım..
Ama olmayınca olmuyor işte.

Küçükken ve gençken sayısını hatırlamadığımız insanlarımızın yerini büyüdüğümüzde sayılı insanlar alıyor ya hani...
Giden gider, kalan sağlar bizimdir dedirterek.
Ne az yanınızda, benim, benden, diyebilecekleriniz, düşünsenize..
Ama yetiyor değil mi?

Az her zaman çoktur.
Az yetiyorsa hele.



6 yorum:

  1. Birine çok fazla güvenipde sonra hayal kırıklığına uğramak ne kötü..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben 100 ile başlıyorum, karşılığı çok güvenmek gibi görünse de ben yine de temkinliyim. Çok konuda ketumum hatta..
      Güven zamanla gelişen bir duygu..

      Sil
  2. Ben de 100 le başlayıp sıfıra yaklaşınca zamanı durduranlardanım. Biteceğini anlayınca karşımdakini savunma psikoloji gelişiyor bende. Kendi kendime kızıp, kendi kendime savunuyorum. Sanki vicdan muhasebesi yapar gibi. Ya da kaçınılmaz sonu anlayıp, daha az üzülmek için süreyi uzatmak ister gibi. Dediğin gibi olmayınca olmuyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkili ilişkiler ne zor.. Kadın-erkek olması gerekmiyor..
      Biriyle dost olmak da zor.
      Tam teslimiyet hali dostluk.
      Sonsuz güven...
      Daha fazla incitiyor belki de..

      Biteceğini anlayınca bırakın bitsin.
      Siz de bitişe teslim olun..

      Ne olacaksa sizin için en iyisi olsun...

      Sil
  3. Hic öyle puan acisindan bakmadim ama ben de bastan karsimdakinin hep olumlu yönlerini görürüm, öyle görünüyor/gösteriyor cünkü. Ve o yüzden görüsmek isterim, henüz olumsuz, ya da benim hosuma gitmeyecek taraflarini görmedigim icin. Icimde en ufack art niyet yoktur hic birzaman. O yüzden cokh büyük olur hayal kirikliklarim, cok üzülürüm.
    Annem hep der bana "kizim , sen ayni baban gibisin, o da öyledir. Siz bir insani taniyinca hemen yere göge koyamazsiniz, cok iy, cok harika der cok seversiniz, cok samimi olursunuz. Sonra da bir yanlisini görünce cok üzülürsünüz, kahrolursunuz. Bu yanlis" Annem cok temkinlidir hep, belli bir mesafe koyar arasina...hem de herkesle. O yüzden bizim kadar hayal kirikligina ugramaz hic, bukadar üzülmez. Bilmem artik öylesi mi daha iyi ... ama yapi karakter meselesi iste. Neysem oyum, pek degisemiyorum. Fakat hayatta yasananlar, hayal kirikliklarindan ders aliyor haliyle insan...ilk zamanki kadar naif yaklasmiyorsun artik, ister istemez.
    Böylesi daha mantiklidir mutlaka... ama hala üzücüdür benim icin.

    "ben bu yüzden hic kimseden gidemem, gitmem...unutamam aci tatli ne varsa hazinemdir" demis ya Sezen Aksu... cok sevdigim arkadaslardan zor gelir "gitmek" bana.
    Ama eger bir iliskiden, asktan bahsediyorsak o daha farkli bence. Ne yasadigina baglidir, unutabilir ve hatirlamak istemezsin bile yerine göre. Iyi taraflari bile kurtaramaz artik hicbirsekilde. O cok ayri bir konu.


    Demissin ya:

    "Yanımdaki, hayatımdaki....
    Benden sana hayatının sonuna kadar zarar gelmez.
    Bu böyle biline.
    Bilerek, planlayarak, isteyerek seni incitecek tek bir şey gelmez elimden.
    Bilmem, beceremem...
    Hele bana dönük yüzün aydınlıksa, için tertemizse, sana sevindiğim kadar bana seviniyorsan ve ikimize yetecek kadar sevgin varsa; yargısız, hesapsız, kitapsız, saf...
    Ama içini karartırsan, ya da zaten karanlık içini bana aydınlık göstermişsen, kendini bana iyi zannettirmişsen, kandırılmışlık duygusuyla baş edemem bilesin."

    Imzami atarim bu sözlerin altina.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İmzanı atacağını biliyordum:-)
      Hayatımızdakiler bize hep güzelliklerini göstersinler inşallah, sahiden güzellerse..

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...