22 Ocak 2010

Bana gitar çalıyor..




Sanki oturduk bir yerde.
Bir o, bir ben.
Bana şarkılar söylüyor.
Bodrum Bodrum diyor.
Buselik makamına.
Sarı laleler.
Sesi çatlıyor arada. Nota kaçırıyor, gitarı da sesi de takmıyor kimseyi. İçinden geldiği gibi, işte yanındaki bana söyler gibi.
Nasıl hoşum, nasıl tatlıyım.
Kulağım, ruhum...
Evet evet, kulağıma söylüyor, ruhuma.

Yıllar önce birine aşık oldum. O da bana.
Gitar çalardı o da.
İşte şimdi söylenen şarkıyı.
Güllerin içinden...
Yabancıydı ama Türkçe konuşmaya çabalıyordu benimle.
Yarım yamalak, sevimli Türkçesiyle söylerdi bu şarkıyı bana.
Tarihime kazındı şarkı.
Duydukça tatlı bir hüzne sarmak için içimi...

Nasıl güzel bu ses. Nasıl sevdalı.
Gitarın her teli ne nazlı, hem ne kararlı...
Alsın götürsün, nereye istiyorsa oraya.

Mazhar Alanson bana gitar çalıyor.
Kitabının arasına sıkıştırmış şarkılarını.
Şarkılarının hikayesini, kendi hikayesini, çocukluğunu, gençliğini anlatmış.
Komikliklerini, hüzünlerini, deliliklerini.
Çizdiği resimleri almış, yıllar yıllar öncesinin cansız hayallerini koymuş.
Farklı, denenmemiş, eğlenceli, sıradışı bir kitap.
Aslında kitap demiyor. Bir şey.

Adı her ne ise..
Samimi, sıcacık, hesapsız, kitapsız...
Mazharolmak.

Kitaplığımda sevdiğim kitaplar arasında nazlı nazlı duracak bu bir şey de...

Gözyaşlarımızı bitti mi sandın, diyor en son.
Tüm şarkılarını dinledim.
Bitti.
Gözyaşlarım da.

3 yorum:

  1. Şu anda bana da çalıyor:))

    YanıtlaSil
  2. Bu durumun muhteşem manzarası, ben çok daha önce bu bakış açısıyla gördüm sanmıyorum.

    YanıtlaSil
  3. Burada Gerçekten bilgilendirici blog yazısı arkadaşım. Ben sadece yorum ve kaliteli iş tutmak demek istedim. Ben şimdi blogunuza bookmarked oldum ve arkadaşım gelecekte daha fazla okumak için döneceğim! Ayrıca iyi benim mütevazı bence günlüğü iyi gider tema renkleri tercih:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...