08 Ocak 2010

Sürpriiiiz!




Yok yok, benim size verebileceğim sürprizli bir haberim yok. :-)
Yapılan sürprizlerden söz edeceğim. Yaptıklarımdan, yapacaklarımdan.

Sürpriz yapmak Türk Dil Kurumu sözlüğünde "Birini şaşırtan, sevindiren ya da üzen bir olayla karşılaştırmak" diye anlam bulmuş.

Allah baba bana sevindirerek şaşırtabilmem için ruhuma sürpriz geni koymuş, eli bol davranmış sağolsun.
Ama aynı Allah baba 3,5 ay içinde anneciğimizi yanına almak suretiyle sürpriz yaptı bize. Üzüntülü bir sürprizdi tabii.
Ama ben şimdi tatlı sürprizlerden söz edeceğim.

Bu geni benden önce anneme vermiş sanırım. Ondan da bana geçmiş.
Öyle tatlı hikayeleri vardı ki annemin. Dinledikçe mutlanırdı insan.
Öyle çok insana eli değdi, öyle çok yüz güldürdü ki.
Birkaç yıl önce köyüne gitmişti. Karşı evin bahçesinde bir çocuğun bisiklete bindiğini görmüş. Başka bir çocuk da bisikletli çocuğu izliyormuş imrenerek. Hatta bi tur versene bineyim, demiş, çocuk vermemiş falan. Küçük çocukceyiz öylece bakar olmuş bisiklete. Tabii annem bu, dayanır mı hiç çocuğun o haline?
Dolmuşa atladığı gibi şehre gidip kenarda bekleyen çocuğa bisiklet alıp gelmiş :-) Çocuğun şaşkınlığını ve sevincini görmeyi çok isterdim! Annemin içindekini tamamen hissedebiliyorum, o ayrı.

Annemin daha ne hikayeleri vardır… Bayılırdı sürpriz yapmaya. Birşeyi sevdiğini ya da almak istediğini söyle, ertesi gün elinde, senindir.
Sırf bize değil, komşusuna, akrabalarına hatta tanımadığı kimselere…

Birkaç yıl önce çok mutlu olduğum ve umarım mutlu ettiğim bir sürpriz yapmıştım eski bir arkadaşıma.
Plak sevengillerdendi arkadaşım. Kayıp bir plağı vardı bana bahsettiği. Plağı bir arkadaşı almış dinlemek için, sonra bir daha da görmemiş. Bunu duyar duymaz gözlerim parladı. Oleey, sürpriz yapmak için fırsat!
Hemen Taksim'e gidildi. Tek tek sahaflar dolaşıldı, incik cincik bir gün boyunca plak arandı ve bulundu. Süper! The Alan Parsons Project grubunun The Turn Of a Friendly Card idi aldığım plak, balık hafızam bana oyun etmiyorsa..
Zamanı geliyor, plağı veriyorum, şaşırıyor, mutlu oluyor, ben de mutlu oluyorum.

Biraz zaman geçiyor üstünden, nette dolaşırken kayıp plaklı grubun İstanbul konseri olduğunu görüyorum. Al işte nefis bir fırsat daha :-)
Arkadaşıma diyorum ki, 3 Mayıs günü benimle Taksim'de buluş.
O da diyor ki, tamam.
Sürpriz yapmak için sürprizlere açık birinin hayatınızda olması eğlenceli bişey.
O gün gelmeden tabii ki hemen yer ayırtıyorum.
O gün geliyor. Taksim'de buluşuyoruz ve konserin olduğu mekana gidiyoruz.
Nereye gittiğimizi bilmiyor. Ne o soruyor, ne ben söylüyorum.
Benim söylememem normal tabii, o da heyecanı artırmak için sormuyor işte. Aferin.

Gidiyoruz mekana. Bi köşede bekle bakiim sen, diyorum. Gidip gişeden biletleri alıyorum. Yanına geliyorum ve bileti veriyorum ona. Bilete bakıyor şaşkın şaşkın ve ta taaaam!
En sevdiği grubun konserine gelmişiz. Çook şaşırıyor, çoook mutlu oluyor. :-)
Ben de ondan çok.

Dün de başka bir arkadaşıma aynı sürpizi yaptım:-)
Bir yıl önce birlikte bir oyuna gitmiştik. Oyun sonrası konuştuğumuzda Yıldız Kenter'e bayıldığını ama hiç oyununu izlemediğini ama çok istediğini söylemişti.
O günden beri Yıldız Kenter'in sıkı takipçisi oldum:)
Bir süre yoktu herhangi bir hareket. Bir ay önce sitesinde gördüm Kraliçe Lear adlı oyunun biletleri çıkmış! Oleeeyy!! :-)
Hemen aradım, yine yer ayırttım.
Ona da 7 Ocak akşam 19:00'dan sonra benimsin, ona göre, dedim.
O da tamam, dedi ve bir şey sormadı:-)
Ne uysal arkadaşlarım var yahu:-)

7 Ocak ve saat 19:00 geldi.
Gittik Kenterler tiyatrosunun önüne. Tabelayı gördü.
Aaaa, dedi.
Yaaa, dedim, hem de kimin oyununa geldik biliyor musun?
Yıldız Kenter'in! :-)
Sesi titredi sevinçten.. İçi titredi, hissettim :-)
O da daha dün Müşvik Kenter'i görmüş bir alışveriş merkezinde ve içinden geçirmiş, keşke Yıldız Kenter'i ya da Müşvik Kenter'in bir oyununu izleyebilsem, demiş.
Şaka gibi! :-)
Arkadaşıma benim için de bir iki "keşke" demesini rica
edeceğimdir :-)

Oyunu ikimiz de çok sevdik. Oyun sürerken bir ara dedim, ya ne kadar iyi hissediyorum, ne çok eğleniyorum şu anda:-)
Hem kendi içimdeki huzur ve sevinç, hem arkadaşımın hissettiğinin bana geçirdikleri.. Harika bi geceydi :-)


Bana sürpriz yapılmasını da seviyorum. Ama iyi takip edilmem lazım. Neyi sevip sevmediğimin bilinmesi lazım. Neyi istediğimin, hayal ettiğimin..

Hayatımdakileri takip etmek sevindiriyor beni.
Gözleri parlayarak söylediklerini aklıma yazmayı, planlar yapmayı hain hain:-)
Günü geldiğinde onlardan çok heyecanlanmayı ve çocuk gibi sevinmeyi.

Yenileyici, yaşadığının altını çizici, heyecanlı bişi...

Sürpriz yapmak kişiye, ihtiyaçlara ve duruma göre değişkenlik gösterir elbet ama eğlenceli yöntemler de vardır elbet..

Size yapılan ya da sizin yaptığınız unutulmaz şahanelikteki sürprizleri paylaşırsanız belki ben de onlardan sebeplenebilirim :)
Sevindirdiğime ve sevinmeme katkınız olur..

Bugün hayatınızın en bi mutlu sürprizi yapılsın size diyeyim, ve huzurdan çekileyim :-)

2 yorum:

  1. Sen kendin kocaman bir surprizsin benim hayatimda. Surekli kesfettigim, her an daha da cok sevdigim, her gecirdigim dakikada daha cok icime isleyen... Surekli beni mutlu etmek icin en ufak ipuclarini toplayan...
    Umarim ben de senin ipuclarini dogru toparliyor ve gozunun icini gulumsetebiliyorumdur senin.
    Al sana yeni yil icin bir challenge ipucu :)))
    "O biiiiir.... jetonlu atarici...
    O biiiiiir.... askeri arazilere koyulan susturucu"
    Once bunun kim oldugunu hatirliyoruz.
    İkincisi onu "herkesin ruyasi bir bir kalple donatip" yuvamiza getiyoruz :))))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...