28 Mayıs 2012

Bodrum Akça Otel





Işınlanmak istiyorum Bodrum sahilinde bir şezlonga.
Hafif hafif, tatlı bir rüzgar yanımda yöremde..
Kulağımda denizin dalgalı müziği...
Elimde kitabım...
Arada gözümün ucuna gelen minik, tatlı, kaçamak uykularım...
Akşam güneşine kendimi bırakmalarım...
Denizin seriniyle ferahlamalarım...

Özledim.
Tembellik dışında hiçbir işimin olmadığı tatili özledim.

Bodrum'daki vazgeçilmezim: Akça Otel.
Bu yıl da aynı yere gidiyorum. Size de anlatayım nasıl bir yer olduğunu...


                                                              BODRUM AKÇA OTEL



Tatili hepimiz dört gözle bekliyoruz.
Gittiğimiz yerde rahat etmeyi, mutlu anılar yapmayı, güzel fotoğraflarla dönmeyi umuyoruz her yıl.
Herkesin tercihi başka başka; Otel, tatil köyü, apart otel, devre mülk, yazlık ev...
Bazen, mutlu mesut döneriz.
Bazen, oraya bir daha gitmemek üzere kapatırız konusunu.
Bazen de, her şeyi öyle yeter ve mutlu eder ki, bir daha başka yer bakmayız bile.
Her yıl aynı yere rezervasyonunuzu yaptırırken buluruz kendimizi.
3 yıl önce keşfedilmiş, Bodrum'dan mutlu fotoğraflarla dönmemi sağlayan yer:
Ortakent. Yahşi plajı. Akça Otel.
Bodrum'dan dolmuşla yaklaşık yarım saatte ulaşıyoruz. Dolmuş garajı otelin hemen arkasında. Tatil süresince istediğimiz zaman kolaylıkla yakın koylara ya da Bodrum merkeze gidebilme rahatlığımız var.
Otel denize oldukça yakın; odanızdan çıkınca tahminen 20 adımda denizdesiniz. Masmavi, tertemiz.
Odanız hergün temizleniyor. Çalışanları güler yüzlü, sorun yaşadığınızda çözüm üretebilengillerden.


Yemekleri lezzetli ve temiz.
Çorbalarını tatmalısınız. Her akşam aşçılara çorbalarını övdüm:-) Bir tanesinin de tarifini aldım tabii..
Yemekleri çok lezzetli ama öyle seksen çeşit değil. Evde ne pişiriyorsanız o; çorba, ana yemek, pilav/makarna, garnitür.
Ayrıca meze, salata ve zeytinyağlı barı var ki barbunyadan deniz börülcesine birçok çeşit var.






Kahvaltıda da öyle pofudukluğuna ve mis kokusuna aldanıp tabağınıza dolduracağınız, sonra evinize göbeğinizde yağ olarak getireceğiniz poğaçalar, çeşit çeşit ekmekler, börekler, çörekler yok.
Olmasın da zaten. Ha, yok dedim de, hiç yok değil yani.
3 çeşit ekmek var ve arada sigara böreği veriliyor. Kahvaltı barındaki kahvaltılıklar ziyadesiyle doymanızı sağlıyor zaten.
Domates, salatalık, yumurta peynir, kaşar, zeytin, reçel, tereyağ, bal, salam, krem çikolata, çay, kahve, karpuz. Bundan fazlasını benim bünye almıyor, alır da almak istemiyor:-)) Bu arada yeşil zeytini nefis!

Tatil köylerine de gittik zamanında.
Her köşede başka şey pişiyor, kahvaltılıkların çeşidinden başı dönüyor insanın. Yemekler ve tatlılardaki çeşitliliği demeyeyim hiç. 15 gün de kalsanız sıra gelmez hepsini denemeye.
Tamam, onun da başka güzelliği var ama sadelik ve yeterlilik de hoş geliyor insana bir zaman sonra. Yetiyor işte ne varsa.
Tatlı sevenlere yetmeyecek birşey var ama.
Tatlı konusunda üstad değiller:-) Benim işime geliyor, ayrı.
Ama arada tutturdukları oluyor, haliyle kaçamak yapıyorum.
Ertesi gün telafi yürüyüşü yapıyorum, geçiyor:-)
Yürüyüş için harika bir parkuru var, otelin tam önünden geçen trafiğe kapalı yürüyüş yolu. Akşam yemeklerinden sonra mutlaka yürüdük.


                                         Minik ara sokaklarında hediyelik dükkanlar şıkır şıkır.


Garajın girişinde soldaki kahvehaneye mutlaka gidin. Türk kahvesi ve çayını için, domatesli kaşarlı tostunu mutlaka yiyin. Şöförler yan masada oturuyor olacaklar ama tatilcilerle birlikte kahvehanede oturmaya alışmışlar. Kahvaltıdan sonraki kahve keyfimizi ve akşam yemeğinden sonraki çayımızı hiç eksik etmedik. Ayrı keyif...

Otelin önündeki yürüyüş yolunun sonunda, denize karşı spor yapabileceğiniz spor aletlerinden var.
Sabah erkenden yürüyüp, spor yapıp sonra denize girmek, oraya gittiğimde hep hayalim oldu:-)
Bir iki kere yaptım neyse ki.. Sabah denizinin keyfi başka.
Deniz tertemiz fakat Bodrum denizi malum, biraz soğuk. Gerçi temmuzun ikinci haftası ısınmaya başlıyor ama daha önce giderseniz denizin içindeki buz kütlesiyle kucaklaşacaksınız, haberiniz olsun:-)

Havuzu da var ama ben havuzsevmeyengillerden olduğum için hiç girmedim şimdiye kadar. (Hoş girsem de sanki yüzebileceğim de:-) Ama hakkımı yemeyeyim, artık denizde daha rahatım, tamam ayağım yere değmezse hala panikliyorum o ayrı ama yine de yüzebildiğimi söyleyebilirim ucundan kıyısından:-) )

Bu otele 3 yıldır gidiyorum ve her yıl neredeyse aynı yüzleri görüyorum. Müdavimleri var.
Hem yerli hem yabancı üstelik. Rahat ediyor gelen, tatilden beklediğiniz her şey bir arada.
Zaten müşkülpesent değilseniz, var olan her şey sizi mutlu ediyor, eksik gedik arayarak mutsuz olmuyorsanız, bir sonraki yıla yine aynı yere gideceksiniz demektir.

Burası ya da başka bir yer...
Bu otel bana yetiyor, mutlu ediyor her defasında.
Başkasına az gelebilir, şikayetlenebilir. Denemeden bilinmez:-)
Şimdiden iyi tatiller:-)




                                         Sağdaki ağaç altını tercih edin. Gölgesi harikadır.



                   Yemekten ve kahvaltıdan sonra çayınızı kahvenizi alıp gölgede keyif yapabilirsiniz.


                                                                      Link:
                                                     http://www.akcahotel.com/

Bodrum'a gidince Bodrum'un çarşısını bir dolaşmadan olmaz.
Mado'da oturup dondurma yemeden hiç olmaz. Bu defa da arkadaşlarla toplaşma ve tatlı sohbet eklenir. Bodrum'un tadına doyum olmaz...





12 yorum:

  1. Canım valla şu an tatildeyim gibi hissettim öyle içten anlatmışsın ki, ama inşallah bir gün seninle tatil yapabilirim, bunu çok istiyorum...

    ayser

    YanıtlaSil
  2. Sibel Akçalı28.05.2012 14:15

    Nuraycım, 3 yıl önce bu otelden ilk bahsettiğinde de aklım kalmıştı ama gidememiştim, şimdi bu güzel yazını okuyunca ilk Bodrum seyahatimde soluğu orada almayı planlıyorum. Bu güzel anlatımınla gezi notları yazarı olarak düşündüm seni, çok da yakışır hani. Öperim canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah gidebilirsin Sibel'cim ve sen de benim kadar seversin:-)

      Sil
  3. Bak simdi... tam ben tatilden, Türkiye'den bahsedip bu sene gidemeyecegim icin sizlanip, mizmizlanirken...yapilir mi simdi bu?:)

    Nasil icim gitti okurken, tam da hayalini kurdugum seyler...

    Düsünüyorum da, tam böyle bir tatil...hem de senle beraber... offf, su hayaller ne güzel birsey yahu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olamaz mı?
      Olabilir..
      Çok da güzel olur..
      Evrene sipariş edile tiiiizzz:-)

      Sil
  4. Eskiden gidecek o kadar çok yer varken sürekli aynı yere tatile gitmek ne kadar saçma derdim. Sonra gittiğim çoğu yer beni hayal kırıklığına uğratıp, bir de çocuklarla rahat etmek mümkün olmayınca sürekli beğendiğim yere giderken buldum kendimi :)

    İki hafta sonra ya Bodrum ya da Özdere'ye gitmeyi düşünüyoruz. Önceliğim Bodrum. Tam bir hafta buz gibi denize girmek ve ağaç altında oturmak hayali içindeyim. Bizim kaldığımız yer merkezde ama notumu aldım, senin dediğin yeri de görmeye gidebiliriz :D Orası da pek cazip gözüküyor :D

    Ah, Bodrum Bodrum....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllar önce Fethiye'de bir motele takılmıştık. O da aile işletmesiydi. Bir keresinde dedik artık başka bir yere gidelim, yetti gari. Didim'e gittik. Sahilde durduk bakındık şöyle bir, sonra dedik, ı-ıh, hadi Fethiye'ye:-)

      Aradığın her şeyi bir arada bulunca başka yere gitmek riskli geliyor. Denizi iyiyse yemeği kötü, yemek iyiyse odası vs..
      Burası bana her şeyiyle yetiyor.

      Gidip görmeni isterim doğrusu..
      Umarım tatilin harika geçer:-)

      Sil
    2. Teşekkür ederim, tatile çok ihtiyacım var doğrusu. (Kimin yok ki:) Bodrum kesinleşti,şu andan itibaren kendimi sahildeki ağaçların altında hayal etmekteyim :)

      Sil
  5. Ne güzel anlatmışsın, gidesim geldi hemen :))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...