12 Şubat 2012

Anne Eli Değmiş Gibi


Hala Anne Yemeği Yiyenler Ne Şanslı' yı ablam okumuş, ağlamış, dertlenmiş, kıyamamış, gel ben sana sevdiğin bütün yemekleri yaparım, yeter ki sen üzülme, demişti..

Dün gittik...
Aslında, rutinimiz olsun, her ay birimizde toplanıp aile yemeği yiyelim, diyorduk da sık sık yapamıyorduk...
Benim anne yemeği özlemiş olmam sebebimiz oldu...

Akşam toplandık ablamda.
Harika bir sofrada, ablamın birbirinden lezzetli yemekleriyle, sohbetle şahane bir akşam geçirdik...



Annemin dolmaları harikaydı. Ondan sonra da kimse yapmadı, yemedim.. 
Ablacığım, yapmış.
Yaprak sarma, lahana dolması, patatesli ciğer... Sevdiğim ne varsa yapmış.



Şımarıklık yapıp abla sen kadınbudu köfteyi de harika yaparsın, bir dahakine onu da yapar mısın, dedim. :-)
Tamam hatırlat, yaparım, dedi.
İki dakika sonra kadınbudu köfte sürpriz olarak masaya geldi:-) Sevdiğim her şeyi yapacağını söylemişti doğru ya:-)
Tabii tadı her zamanki gibi nefisti!



Tavuk..
Annem öyle güzel yapardı ki, bir keresinde, anne nolur  tavuğu sadece benim için pişir, kimse yemesin ben yiyeyim, demiştim:-)
Pişirmişti, yemiştim..
Ablam da yapmış, sevdiğimi bildiğinden..



                        Bu fıstık hatunun pilavı da şahanedir. Her zaman tane tane, lezzetli..



                              
      
                                                             
                                                    Anne çorbası pek tabii ki...


                                         Diğer ablam da salata yapmış en nefisinden..


             Yemekten sonra da çay keyfi yaptık tabii ki.. Kakaolu kek ve kadayıfın lezzeti eşliğiyle..

                                       





Ailece bir arada olmayı seviyorum ben. Yemekler yensin, sohbet edilsin...
Teknolojiye hüküm giymişlikten azad olup, yüzyüze, ses sese olmanın tadı paha biçilmez..

Gece ablamın misafiri olduk..
Sabah kaltığımızda da enfes bir kahvaltı bizi bekliyordu. Diğer ablam da kahvaltıda yemeye bayıldığım simit ve lavaş getirdi. :-)
Severim ablalarımı ben yahu:-)



                                                 Günün sürprizi; kıymalı el böreği...


Annecim yapardı, her ramazanın sahurunda yerdik biz o börekleri.
Koca bir tencere börek, biz uykudayken yapılırdı, sahura kokusuyla uyanırdık.
Ablam masaya getirdiğinde boynuna atladım artık:-)
Gerçekten sevdiğim ne varsa yapmıştı. Üstelik annemin tarifiyle, hamuru kendi elleriyle açarak.. Anne eli değmiş gibi lezzetli..


                                     Ben annemin yaptığı ayva reçeline de bayılırdım!
                                     Tabii ki ablam onu da yapmış. Oley!:-)
                                     Ne şanslıyım, bu kadar şımartılmak ne güzel! :-)


                                       
Annemin minik kızıydım ben, öyle severdi beni:-)
Evin küçüğü olmanın çok avantajını gördüm. Ablamlara çaktırmayayım ama ayrıcalıklı hissettiğim olmuştur zaman zaman:-)
Anneye babaya şımarıyordum ama artık yoklar.
Nazımın geçeceği iki ablam kaldı onlardan geriye.

Annem üçümüzü birbirimize emanet etmişti.
Sevgimizi, saygımızı, ilgimizi, desteğimizi eksik etmiyoruz birbirimizden.
Rahat ol annelerin güzeli.
Ablalarım minik kızını koruyorlar, kolluyorlar, şımartıyorlar...
İyi ki bu kadar güzel kalpli, bu kadar iyi ablalar bıraktın bana...

Bizimle değilsin artık ama yediğimizde, içtiğimizde, sohbetimizde, kalbimizde, bize bıraktığın bin tane güzellikle, anıyla öylece duruyorsun...
Zaman geçtikçe gözümüzde daha da güzelleşiyorsun ve biz senin gibi bir annenin kızları olmaktan gurur duyuyoruz.
Keşke olsaydın hayatımızda, dün ve bu sabah yanımızda... Tatlı sohbetimizde, lezzetli yemeğimizde...
Sen yine de bizi görmüş mutlu olmuşsundur bir arada oluşumuzdan..

Ablacığıma bin teşekkür, verdiği emeğe, ince düşüncesine, beni özel hissettirişine...
Çoook uzun yıllar, böyle güzel, neşeli, tatlı sohbetli yemeklerimiz olsun inşallah..

7 yorum:

  1. Eline sağlık çok güzel yazmışsın bacım,annemizin emanetlerisiniz siz bana,her zaman iyi olun mutlu olun tabi bende:)sizi çokk seviyorum.Her zaman anne yemekleri yaparım size hiçç merak etme.Ha bu arada ağlıyorum yine:( sulu göz Tahire ben.!

    YanıtlaSil
  2. Kadınbudu köfte kısmını okurken gözlerim sulandı iyi mi...Anneme,kızkardeşime yakın olmayı istiyorum ben yahu:(
    Nuray'cım her yazını zevkle okuyorum.Nasıl güzel bir kadınsın sen:)

    labelle

    YanıtlaSil
  3. Canım Labellem..
    Güzelsin, güzel görüyorsun..
    Öptüm bi de sarıldım:-)

    YanıtlaSil
  4. Ablişkom, sen de mutlu ol ki biz de iyi olalım..Sağol varol bir daha..

    YanıtlaSil
  5. Blogunuza nedense hep gecenin körü vakitlerinde denk geliyorum ve karşıma aklımı alacak güzellikte yemekler çıkıyor sürekli. İzninizle şimdi bu yemeklerin fotoğraflarına yüzüncü kez tekrar bakmak, sonra da evin kuytu bi yerine gidip açlığım eşliğinde ağlamak istiyorum :p Çok adaletsiz bir dünya bu dünya. En azından ablalarınızdan biri benim ablam olmalıydı :p Bu arada siz konyalı mısınız? Lahana ve yaprak sarmasından şüphelendim de o yüzden sordum. Ablalarınızla birlikte uzun sağlıklı ve güzel yemeklerle dolu bir ömür dilerim. (bu arada biz o yağda pişen böreklere pişi diyoruz)

    YanıtlaSil
  6. Yalnızlığınıza yaren açlığınız üzdü.. Hangi birine şifa dileyeyim bilemedim:-)
    Nazınızın geçeceği ablanız yoksa, size anne, abla yemekleri yapacak biri vardır mutlaka, düşünün bir... Var da yapmıyorlarsa insafları kurusun diyeyim:-)
    Yoksa da en yakın esnaf lokantasına gidin, onlara bir Küçük Emrah bakışı atın, doyururlar karnınızı garanti:-)
    Konyalı değiliz. Pişi bizde kıymasız, içi boş yağda kızartılan pofuduk hamura deniyor. Hatta pişi değil, yöresel ağızla "bişi" :-)

    YanıtlaSil
  7. Sulu gözlü Tahire' nin ellerine, emeğine sağlık, öpüyorum hepinizi:))
    Hülya

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Share It