27 Şubat 2012

George Clooney- Senden Bana Kalan



Yine yalnız gittim. Yalnız film izlemeyi yine severek.
Yine hiç yorum okumadan, hakkında hiçbir şey bilmemeyi seçerek.
Ve yine kurulduk koltuğumuza; ben ve pörtlemiş mısırım:-)

Film dram-komedi diye sınıflandırılmış. Oysa komik değildi. Tamam komik ögeler vardı ama komedi filmi değildi yani. Ben gülmedim, bir iki kişi güldü ama.
Dram denebilir rahatlıkla.
Komadaki Cooloney'in karısı müthiş görüntü verdi ki gayet dramatikti.
Hikaye çarpıcı, sarsıcı. Kolay kaldırılır, hazmedilir değil..

Oyunculuklar doğal, samimi, sıcak, yakın, olası...
Çocuk oyunculardan Alex (Shailene Woodley) oldukça başarılı bir sorunlu ergen portresi çizmiş. Havuz sahnesine dikkat; İç burkucu.

Hawaii'nin baştan çıkarıcı güzelliği, tatil, deniz, yaz, insana bir iyilik, güzellik veriyor.
Ama tabii hikaye trajik...Kendinizi güzel havalara öyle çok kaptıramıyorsunuz...

Görüntüler harika, film müzikleri nefis, George Cooloney ilk görüşte aşık olunup, koluna girilip gidilesi:-)
O zaten öylece dursun, ne konuşsun, ne hareket etsin, ben ona bütün Oscarları, ödülleri yığarım. Vallahi de yığarım, billahi de yığarım:-)
Zaten Altın Küre verildi kendisine ve filmine.
En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü verildi Oscar tesellisi olarak ama üzülmesin.
Ben yukarıda tüm ödülleri vermiştim:-)

Filme eriyip bitmedim doğrusu. Kötü de değildi tabii.
Ama ne bileyim işte...
İlk sahnede canım George'un karısına dedikleri işledi içime biraz..
Sen yeter ki iyi ol, ben iyi bir koca ve iyi bir baba olacağım deyişi; elimizin altındayken ilgilenmediğimiz, işe güce paraya pula dalarak ihmal ettiğimiz; agresifçe, düşüncesizce harcayıverdiğimiz, görmezden gelip, har vurup harman savurduğumuz  en yakınlarımızın varlığının bir anda ne kadar önemli ve vazgeçilmez hale gelebileceğini akıtıyor kalbinize.
Ama sonra...
Tam adama düşman, kadına dost olmuşken, bir anda ters köşeye yatırılıyorsunuz.
Sebebini izleyeceksiniz artık. Onu da mı diyeyim? :-)

Çok istiyorsanız gidin, izleyin.
George'cuğuma da bir selam çakın benden..
Ah... Ah.. diyorum başka bir şey demiyorum:-)

İyi seyirler:-)


Filmin Fragmanı



Filmin Künyesi

Sinemalar, Seanslar


20 Şubat 2012

Market Poşeti Açma Sorunsalı:-)


Market alışverişi harika ama kasaya gelip poşeti açmak depresif bir durum..
Görüyorum, yaşıyorum birebir.
Depreşiyorum! :-)

Arkanızda bir sürü kişi birikir, siz telaşla açmaya çalışırsınız poşeti, açılmaz, parmağınızı ıslatıp açmaya çalışırsınız, olmaz...
(Eve gelir gelmez elini yıkayan biri olarak, dışarının pisi tozu sinmiş halde bunu yapmaya uyuz oluyorum:-) )
Hemencecik açanı görmedim henüz. İlle bir mücadele yaşanır yani..
Sonunda kan ter içinde bir şekilde açarsınız.
Artık market poşeti açmanın kolay bir yolu var:-)

Bir yerde mi gördüm, ben mi uydurdum, içime mi doğdu bilemedim:-)
Bildiğim, artık zorlanmadan pıt diye poşet açabiliyorum, hatta açamayanlara da yol yordam öğretiyorum marketlerde:-)

Size de öğreteceğim.
Her market alışverişinizde beni anacaksınız.
İyi anın mümkünse:-)



Poşetimizin kulakları:-) 



Kulaklarından birini dış tarafından tutup açıyoruz. O açılırken poşetin ağzı da kendiliğinden açılıyor


Bu kadar kolaymış meğer:-)

Bunca zamandır bilip de saklayan var idiyse teessüf ediyoruz.
Bilip de saklamayan, herkese duyurmayı borç bilen bana teşekkür ediyoruz:-p




Tabak Çanak Sevdası:-)




Herkes bir şeye tutkun.
Ayakkabı, çanta, kozmetik, kıyafet, mücevher, araba, seyahat, spor..
Almak, yapmak, gitmek mutlu eder.
Bunların hepsi paradır elbette.
Ama harcanan para helal edilir her defasında. Kendisi içindir, mutlu olsun diyedir.

Ben masrafsız biriyim. Öyle pahalı zevklerim, isteklerim yoktur. Tam tersi minicik, tefecik, çok para harcanmamış ama düşünülmüş hediyeler, hareketler beni daha çok mutlu eder.
Kendime de öyle çok paralar harcamam. Seversem alırım o ayrı.

Benim sadece tabağa çanağa zaafım var. :-)
Alayım, içine koyayım bir şeyler, masayı donatayım onlarla.
Bugün biri elma biri kalp şeklinde iki takım kahvaltılık tabak aldım ama çoook şekerler.
Gidip gidip bakıyorum, heyecanla, aşkla:-)
Çocuk gibi seviniyorum, çocuk sever gibi seviyorum:-)
Evet pek de normal sınırlarda bir duygu durumu değil farkındayım ama bu böyle:-)
Fotoğraflarını çekerken kızım deli misin, divane misin dedim kendime, itiraf ediyorum. :-)

Ama dediklerim onları size de göstermekten alıkoymadı beni:-)

Hediye olanları yazdım.
Bana hediye edilmesini ve hediye etmeyi en sevdiğim şey tabak çanak:-)
Bir de ülke ya da şehir magneti.
Bu kadar minik ve az benim mutluluk kaynağım:-)






                                                                          İkea



Hediye



Hediye


Mudo


Hediye


Mudo


Mudo





Hollanda


İkea


Hediye






Hediye



Hediye





Hediye



Esse



Esse




Tabak çanaklarımla hazırladığım sofra:-)

17 Şubat 2012

Fotoğraflarla Şehr-i İstanbul




Tarih sevmiyorum aslında... Hiç ilgimi çekmez.
Dönem dizisi ya da filmi izlemem. Canlandırmalar sahici gelmez.
Ama belgesel izleyebilirim. Gerçektir, canlıdır, birebirdir.

Tarihi kitap da okumam. Dili ağır, ağdalı ve karışıksa hele, hiç.

Tarihi, fotoğraflarla görmek isterim.
Hatta zaman dursa, o fotoğraf karesine giriversem, yaşasam orada onlar gibi.
Dönsem geriye sonra..
Ya da dönmesem...

İstanbul'un eski fotoğraflarına baktım internette. Malum, internet derya deniz. İstediğiniz fotoğrafa, belgeye, yazıya ulaşabiliyorsunuz.
Çok fazla fotoğraf var.
Seçebildiklerimi paylaşıyor olacağım.
İsteseniz siz de bulursunuz yüzlercesini. Burada bir kısmı toplu olarak görülecek.
Çok eski fotoğraflar var. 1800'lü yıllardan başlayan..
Boşluk, derinlik, sakinlik ve maalesef yokluk var çoğu fotoğrafta.
Nereden nereye...
Siyah beyaz çoğu.
İstanbul renklenmiş, gelişmiş, değişmiş, genişlemiş, çoğalmış, zenginleşmiş kısmen..
Ama ben yine de siyah beyaz yıllarını seviyorum galiba...

Başlayalım bakalım...

Beşiktaş Barbaros Bulvarı


1845 Ahşap Galata Köprüsü


1953 Beşiktaş


                                                                  Boğaz Köprüsü



Ortaköy Mecidiye Camii


Kız Kulesi


Beşiktaş


Dolmabahçe



Kapalı Çarşı


Aksaray



150 Yıl öncesinin Boğaziçi haritası


1940 Levent Villaları

Unkapanı Su Kemeri


Akaretler Yokuşu


Ayasofya



1870 Rumeli Hisarı


Bebek Camii

Bebek



Beşiktaş İskelesi



Beşiktaş


Beyoğlu


1960 İstanbul Boğazı



Bostancı Camii



Bostancı İskelesi


Çırağan Sarayı


Bebek


Beyazıt


Sokak Satıcıları



Beyoğlu


Üsküdar


Emirgan


Beyoğlu



                                                                       Fenerbahçe


Sultanahmet


Galatasaray Meydanı


Galatasaray Meydanı



İstiklal Caddesi


Galata Köprüsü


Galata Köprüsü



Galata Köprüsü


Kapalıçarşı


Kız Kulesi


Ortaköy Mecidiye Camii


Rumeli Hisarı


Askeri Rüştiye Eski hali


Askeri Rüştiye Yeni Hali
Bir dönem Beşiktaş Evlendirme Dairesi olarak kullanıldı. Şimdi Beşiktaş Belediyesi'nin bazı birimlerini barındırıyor.


Bebek



Arnavutköy Yalıları


Galata


Şişli Harbiye


Kadıköy Çarşısı


Kadıköy İskelesi


Kadıköy Rıhtım Caddesi


Karaköy Meydanı



Galatasaray Meydanı


Barbaros Yokuşu


Üsküdar İskelesi


Rumeli Caddesi


Sarıyer Büyükdere Sahil Yolu




Beyazıt Meydanı




Suadiye Plajı


Şişhane Meydanı


Şişli Halaskargazi Caddesi


Taksim Meydanı




Unkapanı






Aksaray Valide CAmii


Aksaray

Alman Çeşmesi


Ayasofya

Bebek


Eminönü

Fenerbahçe

Galata Rıhtımı


Kanlıca İskelesi


Moda

Ortaköy

Rumeli Hisarı

Şişli


Yeniköy



Halaskargazi Caddesi


Ortaköy Mecidiye Camii










 


Ortaköy Camii


Ortaköy Meydanı


Taksim Meydanı



Üsküdar Meydanı


Nişantaşı


                                                  
                                                        Ara Güler'in İstanbul'u












Kaynak: www.wowturkey.com




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...