14 Kasım 2007

Bi dakka!




Zamana diyorum!

Herkesten önce gidiyor. Koştura koştura, nefes nefese!

Nereye? Ne acelesi var? Anlamıyorum...



Bakıyorum, yirmi yıl geçmiş gençliğimin üzerinden. Ne ara geldi geçti bilmem...

Günlüklerimi okuyorum, on altı yaşındayım. Yeni yeni yürümeye başlamışım...

Sağıma soluma bakmaya, insan tanımaya, “yaşarken yaşamaya” yeni yeni başlamışım...



O aralar bilmiyor insan, yirmi yıl sonra ne olacak...



Uzuncadır yaş konusuna girmedim hiç, ne içimde, ne dışımda.

Oysa bir ara takılmıştım “yaşlanıyorum, tutun beni” diye!

Tutmadı kimse. Tutabilseler kendilerini tutarlardı.



Merak ediyorum o yaştaki hallerimi... Çok hem de!

“Her yaşın ayrı bir güzelliği var” diyor herkes. “ Korkma yaşlanmaktan, hayatı dolu dolu yaşarsan, yaşlanmaktan da korkmazsın” diyorlar.

Dedikleri bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor...

Ben hala korkuyorum işte.

Neden korkuyorum?



Freud için “ruhdeşen” demiş eksisözlük’te bir entry’ci.

Ben de ruhumu deşeceğim şimdi...

Neden korkuyorum, evet! Neden?



Büyüdüm, 60 yaşıma vasıl oldum diyelim...



Romatizma olur belki dizlerimde, eklem yerlerimde. Ahlana vahlana atarım adımlarımı...



Şekerim olabilir. Tatlılarla uzaktan uzağa aşk yaşarız. Ben arada kaçamak yapar, yasak delmenin tadına varırım!



Zaten beni pek sevmeyen dişlerim, kesin çoktan bırakıp gitmiş olurlar alt ve üst çenemi.

Geceleri çıkarıp bardağa konan modelden yaparım kendime ben de.



Kulağım duymaz olsun mu? Gözüm az görür? Yok, canım, ne yaptın Nuray? Onlar sağlam, dur!



Ah menopoz! Terlerim deli gibi, soyunur dökünürüm, sonra donarım, sonra kat kat giyinirim...

Sinir olurum her şeye, herkese.

İlaçlar alırım geçsin diye. Bantlar yapıştırırım orama burama. Şimdiye kadar menopozlu kadınların  tedavi ve bu hadiseyi yaşayış biçimleri böyleydi gördüğümce. Ama yirmi sene sonrasından bahsediyoruz. Mutlaka kadınları yelpazelerinden ayıracak bir çözüm bulacaklar.

Yani sanırım, umarım, lütfen bulsunlar.

Zaten terlemek ve üşümek, insanı yeterince zorlayan iki zıt kutup.

Araları açılsın, bozuşsunlar.

Ya terleyeyim, ya üşüyeyim. Ya da “aa menopoz mu olmuşum, haberim yok!” diyeyim.



Efendim 60 yaşındayım...

Ellerimin üzeri büzüş büzüş olmuş. Damarlar utanmasalar ellerimin üstüne resim çizecekler! Yaşlıların damarları niye pört diye çıkıveriyor ki? Deri çekiliyor. Damarlar kalıyor ortada dımdızlak!

Bir şey değil, yüzü gerdirsek, damarlar el sallayacak, “inanmayın bu kadın yaşlı” diye.

Boynum da kırışacak zaten...

Gözlerimin yanında kırık kırık çizgiler.

Gülerken yanaklarım çizik çizik...



Saçlarım ak ak olacak. O zamana kadar direncim kırılmamışsa, hala saçlarımı boyatmamış olacağım ve pamuk teyze olarak salınacağım orta yerde...

Teyze ha! Yazıklar olsun sana! Kendine teyze de dedin ya...

Hani sokakta top oynayan veletler, topları kaçınca “teyze topu atsana” diyorlar sana, topu alıp kafalarına kafalarına atmak istiyorsun? “Abla”ya kıtlık mı düştü, nerem teyze benim!” diyorsun hani?

“Teyzeler götürsün sizi!” dedin bir keresinde de.

Duydum ben.



Demek insan kabulleniyor saçındaki akı da, yüzündeki çizikleri de, sokaktaki bütün çocuklara teyze olmayı da.



Ben bir de cinsiyetsiz olacağımı düşünüyorum o yaşta. Fark edilmeyeceğimi.

O zaman kadar kadındım. Sonra durulmuş, sakin, boş bakan, boş bakılan, manasız bir şey olmuşum.

Görmeden geçiyorlar beni...

Tabii, 60 yaş kadınlarını tenzih ederim. Ben kendime dram yaratıyorum. Onların o yaşları eminim harikadır! (Huysuz Virjin’in göz kırpıp, yalaaan diyen mimiği gelsin buraya :-) )



Canım, belki süper 60 olacağım. Daha çok zaman var önümde. Kim bilir ne biçim alet edevat icat edecek bilimci abiler, ablalar.

Ajda Pekkan’ın pek gergin halinden daha da gergin olacağım ben.



Yaşlandığımda şu andaki hissiyatla yaklaşırsam yaşlarıma, vay bana vaylar bana!

Şimdi iyiyim. Kırışık az. Yerçekimiyle itişip kakışan organ yok. Deriler yerli yerinde. Damarlar oturuyorlar oturdukları yerde.

Hoş hala sokaktaki topçu çocuklar abla dediklerinde içimden gülüyorum pis pis.

“Yessss! Gencim ben işte!” diye.

Teyze diyenlere hislerim malum!

Bunlara rağmen iyi gidiyor bu yaşlarım.



16 yaşımla hiç didişmemişim, pembe pembe flört etmişiz.

Şimdi 36 yaşımla sevgiliyiz.

60 yaşımla evleneceğiz.



Yani bana yazık olacak. :-)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...