14 Kasım 2007

Kadın


Ve pek tabii ki “erkek” bugünkü konumuz.



“Biz kadınlar şunu isteriz, bunu isteriz! Hey erkek milleti, duy sesimizi!” diyorum ya ben arada.

Erkek milleti celâlleniverdi.

“Nedir bizimle alıp veremediğin kardeşim! Siz bizim ne istediğimizi bir kere sordunuz mu acaba? Hep bana hep bana oluyor mu?”



Peki olmuyor.

Biz kadınlar iyi dinleyicilerizdir. Sakın siz kötü anlatıcılar olmayasınız ya da hiç anlatamayıcılar?

Kendi dünyalarında mutlu mesut yaşamayı; konuşmaya, deşmeye ve problemlerle yüzleşmeye tercih edenler...

Hepiniz aynı değilsiniz. İçinizde harika âşıklar var. Mükemmel, romantik, dinleyen, anlayan, adam gibi adamlarınız var. Eşiniz bir daha dünyaya gelse sizi seçecek, o kadar çok seviliyorsunuz. O kadar “eşsiz”siniz. O kadar eşinize “eş”siniz.

Var yani sizin içinizde de iyiler.



Ama kadınlarda genel bir kanı oluşturmuşsunuz işte, suçlu biz değiliz...

Adınız çıkmış bilmem kaça. Nasıl indireceksiniz? İşiniz zor.



Biz biliyoruz, adamların bazıları evlendikten sonra değişirler. Hatta ilişkilerin başıyla ortalarında aynı değillerdir. Bir haller olur, değişirler işte! İlgilerini yitirirler. Eşlerini dinlemezler ilk gün gibi. Mesela, hani saatlerce telefona kaynardı ya kulağınız, sesini duymak için arardınız zaman mevhumunu unutarak. Şimdi “eve ne lazım, çıkıyorum” diye arıyorsunuz iş çıkışı, ayaküstü!

Hani diyorum, genelleme yapılacak kadar varsınız yani…



Tamam, bilemişsiniz kadınları. Fırsat buldukları her an saldırıya geçiyorlar.

Ama açık ve seçik söyleyeyim ki; biz, sizin bizden ne istediğinizi bilemedik henüz!



Çıkarın biriktirdiklerinizi. Biriken yoksa da bir içinize kulak verin; neden kadınlarınız “dırdır” edip duruyor size?

Acaba söyleyip söyleyip de sizde “tık” olmadığını gördüklerinden midir?

Niye tıklamıyorsunuz?

Havaya mı konuşuyoruz biz?

Nedir bizimle alıp veremediğiniz?

Gül gibi hatunlardan ne istiyorsunuz?

Niye hep ilk günle kıyasa sokuyorsunuz? Niye değişiyorsunuz?

Dırdır ediyoruz değil mi? Başımız mı ağrıyor çok sık?

Çok şey mi istiyoruz bazen? Yetişemiyor musunuz isteklerimize?

Çok mu konuşuyoruz?

Siz kadının “az “ olanını mı seviyorsunuz?

Az konuşanı, az isteyeni?



Evde yemek yapsın, ev işleri eksiksiz yapılsın, çocuk varsa mükemmel anne olunsun, soru sorulmasın lütfen! Problem varsa kendi başına çözülsün. Pembe, kir, pas tutmayan mutlu “teflon” dünyanıza girip zehir etmeyelim dünyayı size.

Ve başımız lütfen hiç ağrımasın. Siz her istediğinizde hazır ve nazır olalım? Bu mu?

Sıralamanızı merak ediyorum...



Biz, erkeklerden ne istediğimizi her yerde yazdık, söyledik.

Biliyor musunuz, bu söylenenler “söylenti” değil, gerçek.

Yaşanmışlıklardaki ortaklıkları bilseniz şaşarsınız! Ne kadar çok eş davranışlarınız var hemcinsinizle!

Bir de genellemeyin diyorsunuz!

Tamam, yine de iyi niyetimi takınıp genellemiyorum.

İyi örneklerim var. Onlar kurtarıyor sizi.



Benim bu duruşumdan “feminist” olduğumu çıkarırlar hep.

Hani şu, bence yanlış ve basitleşmiş anlamıyla “erkek düşmanı” değilim.

Kadınla erkeğin bir arada “var” olduklarına inanıyorum.

Kadın erkeksiz, erkek kadınsız “yok”.

Ama kadın, karşısında “erkek”, erkek, karşısında “kadın” görecek.

Cinslerin içleri farklı kavramlarla doluşunca, işte böyle “siz şöylesiniz, biz böyleyiz” kaosu yaşarız hep birlikte.



İlişkiler etki-tepki dinamiği üzerine kuruludur...

Nasıl etkiliyoruz sizi bilelim.

Siz artık etkinizin tepkisini ezberlemiş olmalısınız kadınlarınızdan :)

Bakınız: “dırdırdırdır..vırvırvır...”

Şimdi sıra sizde.



Yazılarımdan sonra hemcinslerine kol kanat gerip, “bir de bana sor, gel de bana sor” diyen erkekler.

Buyurun, sordum işte!

Size, mail yoluyla, “kestane kebap, acele cevap” diyorum.

Gelecek olan pek kıymetli cevaplarınızı derleyip, toplayıp yazacağım...



Cevaplarınızla ve yazacaklarımla elbet aydınlanmayacak iki cins.

Ama sizin de sesinizi duyacağız sonunda!

Bakın sustunuz, sustunuz, sıra size geldi işte gördünüz mü?



Elbet biz de uzlaşacağız. Bir orta yol vardır mutlak...

Dünyanın sonuna kadar vaktimiz var. :)

Beklemeye değer misiniz?

Bilmiyorum bizimle uzlaşmış modelinizi.

Hani değeceğinizi düşünüyorsanız bekleyelim diye dedim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...