14 Kasım 2007

Evliliğin Kurtarıcısı Çocuklar


Evliliğin olmazsa olmazı çocuklar... Olsa bir başka, olmazsa bir başka’sı çocuklar. Kötü giden evliliklere “kurtarıcı” rolü verilerek doğurulan çocuklar...

Çocuk evliliği kurtarır mı? Yoksa çocuğu kötü giden evlilikten mi kurtarmak gerek? Seçme şansları olsa; sakin, mutlu, huzurlu, sevgi dolu ana-baba kucağına doğmak isteyen çocuklara “evliliği kurtarma görevi” yüklemek ne kadar adil? 

Hiç bir evlilik boşanma düşüncesi üzerine kurulmuyor. Hayaller ortak: “Bir yastıkta kocamak.” Ama zaman içinde bir sebepten ilişki sorgulanmaya başlanıyor. Benim için doğru insan mı? Evlilik bana göre mi? Bazen aynı dilin konuşulmadığının fark edilmesi, farklı yönlere bakıldığının görülmesiyle “çocuktan önce” evlilikten çıkış yolları aranmaya başlanıyor.

Genellikle tek taraflı gelişen bu durum, diğer tarafın çıkışı engelleme adına çözümler üretmesine sebep oluyor. Eğer erkekse çıkmak isteyen; kadın çocuk sahibi olmayı çözüm olarak görüyor. İyi gitmeyen sorunlu, kavgalı, ilgisiz, sevgisiz bir evliliğe kurtarıcı olarak çocuk uygun görülüyor. Alınan bu karar maddi manevi birçok sorunu da birlikte getiriyor. Çıkış yolunu kapatmak isteyen kadın, aslında ne yaptığını çocuk sahibi olduktan sonra görüyor. Tabii yine sonunda olan çocuğa oluyor.

Sorunsuz ve iyi giden bir evliliğe doğan çocuklar bile zaman zaman anne baba arasında anlaşmazlıklara sebep olup ilişkiyi yıpratabiliyorken, kötü giden evliliklere “düzelir” düşüncesiyle çocuk yapmak, onların minicik, narin omuzlarına bu koca yükü yüklemek ne kadar akıllıca, tartışılır... Sağlıksız bir ilişkiye getirilen çocuk, ayrılma söz konusu olduğunda “dul” ve çocuklu bir kadının yaşayacağı maddi manevi sıkıntılardan payına düşeni alıyor. Hayatı boyunca da çocukluğunun mutsuz fotoğraflarının gölgesinden kurtulmaya çalışıyor.

Peki, ne zaman çocuk sahibi olmalı? Gerçekten istendiği zaman. Aile baskısı, ilk çocuğun kardeş isteği ya da yaş geçiyor endişesi olmadan.  Önce “Doğru yerde miyim? Doğru kişi mi hayatımdaki? Doğabilecek maddi-manevi sorun ve sorumlulukları anne baba olarak taşıyabilecek olgunlukta mıyız?” soruları sormalı. Hayattaki hedefler belirlenip ne kadarının gerçekleşebilir, ne kadarının ertelenebilir olduğu görülebilmeli. Planlı programlı, istenerek dünyaya getirilen çocuklar hayatınızı renklendirecek. Maddi-manevi eksikliğe doğan çocuksa sizden taşan mutsuzluğunuzu paylaşmak zorunda kalacak.

Öngörülen gelecek olduğunuz yerden, tam, sağlıklı, huzurlu ve sevgili görünüyorsa, çocuğunuza istendiğini ve sevildiğini hissettirerek büyümesine tanıklık etmek doyumsuz olacaktır.
Eserinizle övüneceğinizden emin olun...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...