14 Kasım 2007

Ben ne dedim, sen ne anladın


Bazen olur ya...

Hani ne dediğimizi pekâlâ biliriz biz.

Ama dediğimiz kişi başka başka anlar.

Bambaşka hatta...



Hadi bakalım, anlat anlatabilirsen aslında ne demek istediğini!

Gerçi zaten ne demek istediğin açıktır da...

Karşındaki bazen kendi anlamak istediği gibi anlar.

Bazen anlamama günündedir, anlamaz.

Bazen alınganlığı üstündedir, başka türlü anlar.



Tam olarak anlaşılmak için, anlattığımız kişinin bizim kim olduğumuzu gerçekten biliyor olması lazım belki.

Neyi ne için söylediğimizi, içimizde, dışımızda ne olduğunu...



Doğru anlaşılmak için, doğru kelimeleri seçmek de önemli elbet.



Yanlış anlaşılmak üzer beni.

Bazen yorar da.

İmadan, iğneden, dolaylı yoldan hazzetmiyorum ben.

Dolayısıyla, dediğim zaten açık seçik ortadadır.

Aklımdan, içimden geçtiği gibi...

Bir de anlattığım kişiye o haliyle geçse!



Neyse ki anlaşılıncaya kadar anlatma sabrım var...

Anlamak istemesi lazım tabii. Bir de anlatmaya değecek biri olması.



”Anlaşılmak lükstür” demiş biri...

Kim demişse, onu çok iyi anlıyorum :-)



Hayatımda, beni çok iyi anlayan, söylediğim şeyin önünde, arkasında bir şey aramayan, anlatırken açıklayıcı parantezler kullanmama sebep olmayan, "ne diyorsam o" olduğunu bilen ve beni anlamaya açık insanlarım olduğu için şanslıyım...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...