14 Kasım 2007

Bilmemek Aslında İyi Bir Şey



Şimdi size belki sizin de bilmediğiniz bir şey söyleyeceğim. Ben bilmiyordum. Size bildirmem iyilik mi, kötülük mü onu göreceksiniz ilk uçuşunuzda. Af buyurun ne olur. :-)

Şimdi efendim, istatistikî bilgilere göre;  uçaklar havalandıktan sonraki ilk on beş dakika içinde düşme riski taşıyormuş. Bir de inişe geçmeden önceki son on beş dakika.
O ilk on beş dakikada düştü düştü, düşmedi keyfinize bakıp, derginizi okuyarak gideceğiniz yeri düşleyebilirsiniz. Son onbeşlikte de bir şey olmamışsa, artık yere indiğinizde apronu öpersiniz:-)

Uçmaktan korkuyordum ben. Ya en tepedeyken inmek istersem? Ya inemezsem? Uyusam mı bir avuç hapla? Bir yumrukta bayıltsam mı beni? Ne yapsam? O kadar!
Korkuyordum işte ne yapayım? Ama gereksizmiş. Yaşa gör, korkacak mısın, sevecek misin?
Yaşadım, gördüm.
Korkmak mı? Eğlendim bile! Yükseldikçe küçülüp nizama giren yer; masmavi, devasa, beyaz yastıklı gök... Verdim sırtımı yastıklara, tadını çıkardım uçmanın!

Ama bu arada ilk uçuşumda komando eğitimi alacağımdan habersizdim tabii…
Uçuş Amsterdam’a idi ama önce İzmir’e uğrayıp yolcu almamız gerekti. Yol uzadı. Bir de aksi gibi öyle bir uçağa binmişim ki, mübarek taş devrinden kalma!
Sanki tekerleri taştan, yol da çakıl taşı dolu! Takır tukur, bir ses, bir ses!
Uçak yön değiştiriyor, pike yapıyor, korkum büyüyor!
İşte şimdi düşüyoruz!
Ha, bir de cam kenarındayım. Cengâverliğe bakınız!
Görüyorum düşmek üzere olduğumuzu! Hem garip sesler duyuyorum, hem yana dönmüşüz, düştük düşeceğiz!
Efendim ilk uçuşum tabii, bilmiyorum uçağın hareket kabiliyetinin ne olduğunu. Türbülansı duymuşum ama yaşamamışım yani... Bu türbülans mı? Onu bile bilmiyorum!

Bilmem kaç bin fit yüksekteyim. Artık denge bozulmuş yatmışız yana, arkada Arap hatunlar, bağıra çağıra besmele çekerler. Bir hezeyan, bir telaş!
Dedim tamam, buraya kadarmış. Hadi film şeridi, buyur geç gözümün önünden! Neyse, bir süre sonra direksiyonu topladı kaptan. Rahatladık...

Kaptan efendiye sordum İzmir’de, neydi mevzu, diye.
200 km. hızla esen rüzgâra karşı uçuyormuşuz. Olurmuş. Panik yokmuş. Normalmiş.
Bre Kaptan Körk! Ben ne bileyim rüzgârın hızını.
Allah’ım artık beni yanına alıyor, dediydim ben… Demek hız 200 km. imiş! Bir uyarsana, bana dediklerini herkese anlatsana!
Hepimiz Allah’a doğru uçuyoruz sanmıştık!

Ben aslında bu yazıya başka amaçla başlamıştım. Ama buraya kadar geldim. Diyeceğim şuydu, mevzum şuydu:
Ben uçak kazalarının inişte ya da kalkışta olduğunu bilmiyordum.
İyi ki de bilmiyordum!
Bilmeden öyle saf saf “n’oluyoruz” diye korktum ilk uçuşta. Sonra da, “rüzgârın hızı bu” dedim korktum.
Bilseydim, o ilk on beş dakikada korkudan taşa dönerdim! :-)
Bu ‘artık’ bildiğim bir şey. Bir sonraki uçuşta beni Türk hekimlerine emanet ediniz.
Akıbetim bilinmez! :-)

Bilmemek aslında iyi bir şey. Bilmeden insan daha huzurlu, daha mutlu, daha sakin, daha kaygısız...

Köyde yaşayan kadınları düşünün... Bildikleri köyün sınırlarıyla çizili. En güzeli! Sabah kalkıp evini temizlesin, yemeğini yapsın. Benekli tavuğun yumurtası, sarı kızın sütü derken akşamı etsin. Çoluğunu çocuğunu doyursun. Kocasını beklesin ama kocasından bir şey beklemesin. Kimseden bir şey beklemesin. Kimseden bir şey bekleneceğini dahi bilmesin...

Her şeyi biliyoruz. Okuyoruz, soruyoruz, araştırıyoruz, bilip öğreniyoruz. İyi halt ediyoruz! Bildiğimiz her şeyi mayın gibi yerleştiriyoruz zihnimize. Sonra da endişeyle, acaba ne zaman, nerede, nasıl patlayacak diye bekliyoruz.  Bildiklerimizle yaşadıklarımız birbirine uymayınca da olur olmadık yerlerde patlayıveriyor o mayınlar. 

Yok. Bilme, öğrenme, sorma, bekleme, endişelenme... Sal kendini boşluğa, bilmemeye. Unut tüm bildiklerini de...
Ben yapamazsam biri resetlesin beni, bıraksın güzel bir köye... :-)
Neyse ona razı olacağım söz!

Girişteki hikâyeyle bu yazdıklarımı kaynaştırmak açısından da ana fikir çıkarıyorum: Siz ilk on beş dakikayla ilgili yazdıklarımı unutun uçağa bindiğinizde.
Aksi takdirde, titreyen bir sesle çektiğiniz besmelenin ardından siz de “Bilmemek aslında iyi bir şeymiş” diyebilirsiniz. :-)
Ben söylemiş olayım ve tüm kötülüğümle huzurdan çekileyim. :-)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...